Sabırlı ve Mücadeleci Olmanın Sonu

Ayşe ve Fatma iki kız kardeş. Ailelerini 1999 Gölcük depreminde kaybetmişler ve 5 kişiden oluşan bir ailenin Gölcük depreminde nüfusu 2’ye düşmüş.

Ayşe ve Fatma için zorlu bir hayat onları bekliyor. Ayşe 18 Fatma ise 16 yaşında. Ailelerinin hüznü ve acısı ile hayatta kalma mücadelesi veren iki kız kardeş İstanbul’a yerleşmişler. Hayatlarını devam ettirebilmek için belli bir dönem çalışmışlar. Gençler sonuçta eğitimleri var, bir düzen kurmaları gerekiyor. Çalışma hayatına ilk kez İstanbul’da başlayan genç kızlar, başarılı olmak ve hayatlarını devam ettirebilmek için bir düzen kurmaya çalışıyorlar. Çalışma hayatları ile birlikte eğitimlerini de devam ettirmeye çalışıyorlar. Hem okuyup hem de diğer yandan çalışmak oldukça zordur. İnsan dinlenemeden sürekli hareket halinde oluyor. Fatma, Beydağı Motors Bakırköy Kiralık Araç ofisinde sekreter olarak görev yapıyor. Fatma,çok başarılı ve geleceği parlak bir kızdır. İlkokul yıllarında hep ailesinin göğsünü kabartan başarılara imzalar atmıştır. Ayşe ise Çimstone üretimi ve satışı yapan bir firmada satış temsilcisi olarak çalışmaktadır. Ayşe’de kardeşi gibi çok başarılı ve zeki bir kızdır. İstanbul’da küçük bir ev kiralamışlar ve her ay ihtiyaçları olan eşyaları almaktadırlar. İki geç kız hem eğitimlerine devam ediyor hem de hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Onlar için çok zor bir hayattı. Ailelerini kaybetmenin acısı, sadece iki kişi olarak hayatlarına devam etmek onları çok üzüyordu. Depremin şokunu hala atlatamadan bir düzen kurmaya çalışıyorlar.

Ayşe ve Fatma hayat mücadelesini devam ettirirken karşılarına çıkan tüm zorluklara rağmen başarılı bir hayata emin adımlar attılar. Ayşe eğitimi için Bursa’ya gitti ve kardeşi Fatma’yı da yanına aldı. Eğitimini tamamladıktan sonra Bursa’yı çok seven kardeşler hayatlarını Bursa’da devam ettirme kararı aldılar. Öncelikle Bursa’da bir ev kiralayan Ayşe ve Fatma İstanbul’da bulunan evlerindeki eşyaları evden eve nakliyat firması ile görüşüp Bursa’ya taşınma kararı aldılar. Ayşe ve Fatma hayalini kurdukları gibi bir apartmanın 6. katında oturacaklar. Nakliyat firmasının eşyaları getirmesi ile birlikte Ayşe ile Fatma eşyaları düzenlemeye başladılar. Nakliye firması büyük eşyaları yük asansörü ile taşımaya karar verdiler. Eşyaların merdivenlerden çıkması oldukça güç olacaktı. Neyse ki evlerine yerleşen kardeşler artık iş ve eğitim hayatlarına devam ediyorlar.

Ayşe Bursa avukat bürosunu açtı ve görevine başladı. Kardeşi ise ablasının desteği ile tıp fakültesini kazanıp eğitimine devam ediyor. Artık Ayşe çalışmıyor ve sadece eğitimi ile ilgileniyordu. Ayşe ve Fatma yıllar sonra hedeflerine ulaşmanın mutluluğunu yaşıyordu. Gerçekten de mutlu olmayı çok hakediyorlardı. Çevredekiler hayatlarını dinlediklerinde başarılarına şaşırıyor ve onları takdir ediyorlardı. İki kardeş birbirine kenetlenip, hem çalışıp hem de okudular. Hemde dışarıdan hiçbir destek almadan.

Fatma Tıp Fakültesini bitirdikten sonra doktorluk mesleğine başlamak üzere Ankara ’ya gitti. Ankara’da donanımlı bir hastanede görev yaparken hastalarından biri nervürlü demir üretimi yapmakta olan Nervürlü Demir Ankara şirketinin sahibi idi. Fatma psikolojik yönden desteğe ihtiyacı olan bu hastası ile çok daha yakından ilgilenmeye başladı. Devamlı olarak irtibat halinde iken, Fatma ile hastası arasında bir sevgi bağı oluştu.

Fatma çok mutluydu. Hastası Adem bey de Fatma’ya çok bağlı ve onunla bir gelecek planlıyordu.Fatma ile Adem bey arasındaki bu sevgi bağlılığı ile Adem beyin hayata bakış açısı değişmiş hastalığında her geçen gün gelişme göstermişti. Fatma ile Adem arasındaki bu duygusal bağı, Fatma ablası Ayşe’ye anlatmış ve tanışmalarını istemişti. Ayşe’de kardeşinin mutluluğu ile daha mutlu olan bir abla olduğu için kardeşinin bu isteğini geri çevirmeyip müsait bir zamanlarında onları Bursa’ya beklediğini söyleyip onların gelmesini beklemişti.

Ayşe ve Fatma birbirlerinin hem sırdaşı, hem kardeşi hemde en iyi dostu idi. Aralarındaki bu güçlü bağ onları hayatta dimdik durmasını sağlıyordu. Fatma ve Adem fırsat buldukları bir hafta sonu Bursa’ya gitmek için yola koyuldular. Bursa’da heyecanla bekleyen Ayşe de onlar için hazırlık yapmış, yemekler hazırlamıştı. Fatma ile Adem Bursa’ya geldiklerinde onları çok mutlu ve heyecanlı bir şekilde bekleyen Ayşe kapıyı açmış, kardeşine sarılıp içeri davet etmişti. Fatma, Adem ve Ayşe, masada lezzetli yemekleri yerken aynı zamanda hoş sohbetler ediyordu. Kardeşinin mutluluğunun gözlerinden gören Ayşe daha da sevinçliydi. Ailelerine bir birey katılmaya çalışıyordu ve bu durum çok huzur vermişti. Adem, Fatma’yı çok sevdiğini ve değer verdiğini onunla hayatını bileştirmek istediğini söyleyince Ayşe ve Fatma bir anda duygulanıp ağlamış aynı zamanda sevinmişlerdi. Çünkü hayatlarında artık her şey istedikleri gibi gidiyordu ve bir aksilik olmasından korkuyorlardı. Neyse ki çok geçmeden Adem ve Fatma Ankara’ya geri döndüler. Ayşe de kardeşinin yeni kuracağı yuvası için hazırlıklar yapmaya başlamış. Adem ve Fatma da Ankara’da düğün hazırlıklarına başlayıp tüm tanıdıklarını ve arkadaşlarını davet etmişti. Ayşe de düğün sürecinde kardeşine destek olmak için Ankara’ya gitmişti. Çok geçmeden yapılan düğün sonrasında Ayşe Bursa’ya dönüp canının bir parçasını Ankara’da bırakmıştı. Hayatta hiçbir zaman olumsuzluklara yer vermemeli ve sürekli mücadeleci olunmalıdır.