Güvensiz Misiniz, Güven ‘Siz’ Misiniz?

Öyle bir zaman aralığında yaşıyoruz ki yeri geliyor kendimize olan güvenimizi sorguluyoruz. Kendimize bile güvenemiyoruz. Bu böyle olunca artık alışıyoruz da tabii… Olan biten şeylere inanmak çok da zor gelmiyor. Her an, her şey olabilir gözüyle bakmaya başlıyoruz. Gün geçtikçe şaşırma duygumuz yavaş yavaş kayıp gidiyor ellerimizden. Şaşıramıyoruz.

Yolda yürürken bir anda önümüze çıkan ve İngilizce kursu broşürü dağıtan insan ne derece güvenilir? O an kursun yararlarından ve sonuçlarından bahsederek sizi kayıt için götürüp imzalattırdığı kağıt ne derece güvenli? Belki de gerçekten iyi bir kurs ve sonuç odaklıdır ama biz içimizdeki güvensizlikten dolayı zaten aslında en başta bahsettiğim broşür dağıtan insanı bırakın dinlemeyi, görmüyoruz bile…

Bir evden başka bir eve taşınırken bile mobilya , koltuk ve beyaz eşyalarımız için nakliyat söz konusudur. Eşyalarımızı çizmeden veya herhangi bir zarar vermeden yükleyip yerleştireceklerinden emin olamıyoruz. Başlarında bekliyoruz hatta yanlarında en fazla bir kişi olmak üzere onlarla birlikte yola çıkıyoruz. Kim bilir belki eşyalarınızı farklı bir adrese götürürler? Güvensizliğimiz herkese karşı her zaman aktiftir. Sürekli olarak başımıza gelebilecek en kötü ihtimali en önce düşünmeye programlanmışız. Halbuki nakliyat firmaları zaten bu işi devamlı ve profesyonel olarak yapıyorlar. Bırakalım da insanlar işlerini yapsınlar.

Evden sonra gelelim araba konusuna… Lüks bir araç almak istiyorsunuz fakat sıfırını alacak maddiyatınız yoksa ikinci el otomobillere yöneliyorsunuz. Doğal olarak temiz kullanılmış olması ve en az zarara sahip olmasını istiyorsunuz. Aracı aldıktan sonra ne olur ne olmaz diyerek bir ekspertiz yolunu tutuyorsunuz. Size satış yapılırken karşınızdaki kişi aracın bir problemi bir kusuru varsa bile bunu söylememiş olabilir. Böyle durumlarda en önce canınızın sağlığı için aldığınız aracı baştan sona kontrol ettirmenizde fayda var. Bunun için de sizlere kaliteli bir hizmet sağlamakta olan belli başlı ekspertiz firmaları vardır. (Bunlar sırası ile bostancı oto ekspertiz, kavacık oto ekspertiz ve ümraniye oto ekspertiz şirketleridir.)

Diyeceğim o ki bir şey alıp satarken de güvenimiz malesef oturmuş değil. Ama can sağlığı konusunda olabilecek en kötü durumu düşünmekte de fayda var. İşinizi şansa bırakmayın derim.

Siz dışarıya nasıl bakıyorsanız, dışarıdan da aynı şekilde göründüğünüzü unutmayın, Siz kendinize güvenseniz bile herhangi bir şey yaparken karşınızdakinin de güvenini sağlamalısınız. İnternetten alışveriş yapmak da güven değil midir? Satın alacağınız yer önemlidir. Gördüğünüz görselden çok daha farklı bir kumaştan yapılmış elbise ile karşılaşabilirsiniz. İyi bir yer bulup güvenerek devamlı olarak bildiğiniz yerden alışveriş yapmanızı önerebilirim. Onun dışında bu gibi şeylerin başınıza gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Yaz tatillerinde eğlenirken bile aklımızda hep bir soru işareti yok mudur? Gidilecek otel, yenen yemekler, otelin havuzu, temizlik, hijyen… Malum kalabalık olduğu için insan bir düşünmüyor değil. Tüm bunları halletsek bile bir aktivite yapacak olsak acaba bir şey olur mu diye düşünebiliyoruz. Buna örnek verecek olursak yamaç paraşütü deneyiminden bahsedebiliriz. Aşırı heyecan verici olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur. İşinde profesyonel birinin yardımıyla gökyüzünde süzülmek istemez  misiniz? Güvensizliğiniz devreye girerek umarım anın tadını çıkarmanıza engel olmaz.

Dışarıdaki insanlar bir yana, yeri gelir en yakınımıza güvenmeyiz. Eş, çocuklar yani tüm aile bireyleri için geçerli bu güvensizlik. Kendi ilişkimiz ve özel hayatımızın temel kuralı olan güven hissini kurmakta güçlük çekiyoruz. Bunu kurmayı başaramayan aile bireyleri veya henüz arkadaşlık ilişkisinde olan insanlar ayrılık ya da boşanma gibi yollara sürükleniyor. Birçok şeyin çözümü bulunabilir ancak bu içimizdeki güven sorunun çözümü çok zor. Karşılıklı güvensizlik içinde yaşıyoruz ve tüm günümüz aslında birilerine güvenmemekle geçiyor. Sadece mecburiyetten güvenmeye çalışıyoruz. Ne yazık ki kara delik gibi herkesi içine çekmeyi başaran bu hissin sonu yok. Biz sadece bunu bilip kabul ederek bunu aşmaya ya da bu duruma alışmaya çalışmalıyız. Güven yüzünden aile içi problemler varsa sonuna kadar çözmeye çalışıp en kötü ihtimali en sona bırakmalısınız. Karşınızdaki insana güvenmediğiniz yerde, işe kendinize güvenmekle başlayabilirsiniz. Siz güvensizliği kendi içinizde yenebilirsiniz. En azından ben size güveniyorum.. 🙂